Sevda Altınkaya – İnsan Çokça

İnsan çokça kırılıyor çokça inerken
Dağların kırlangıcından düşüp
İki kanat arasında gıcırdamayı düstur ediniyor
İnsan en çok kemiğinden batıyor
kemiğine
Yaşamak’ın ve sevmek’in iğnesiyle
batığının kaynağına iniyor

Kabuğundan soyulmuş ne varsa
İğdeyse bu, fıstıksa portakalsa
kaplumbağa ya da kozaysa
Kabuğunu yırttıktan sonra ne kadar yaşarsa
İnsan ana rahminden düştüğünden beri
Kabuğundan soyulmuş bir ejder meyvesi
Kabuksuz bir vücutla
Severek, üreyerek ve çürüyerek
Dayandığı kadarına indirgenecek nasılsa

İnsan çokça kırılıyor çokça inerken
Yerle arasında hep birkaç metre
Ana rahminden düştüğünden beri
Çokça doğuyor ve ölüyor çokça
Yürümeden önce tökezlemeyi
Konuşmadan önce peltekleşmeyi
Başka hangi hayvan becerebilirdi zaten
Neyi var insanın iştah kabartacak
Anasından emdiği sütten başka

İnsan kabuğunu kırmaya çalışıyor
Dünyaya kabuksuz bir selamla
geldiğinden habersiz
Barut üfeliyor, kekik topluyor
Çokça kabuk deniyor ama nafile
Bütün denklemlerden geriye
kanıtlanmış tek bir hipotez:
Hangi yapma kabuğa girerse girsin
korunamayacaktır insan, çıplaklıktan

Leave a Comment

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir